Giriş
Türkiye'nin elektrik arz güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla son yıllarda depolamalı rüzgâr (RES) ve güneş (GES) enerjisi projeleri stratejik öncelik kazanmıştır. Bugüne kadar toplam 676 adet depolamalı RES ve GES projesi için ön lisans verilmiş olup bu projeler yaklaşık 33,1 GW kurulu güce karşılık gelmektedir. Ancak ön lisans süresi içinde mevzuatta öngörülen yükümlülüklerin tamamlanamaması halinde ön lisans iptali gündeme gelmektedir. Bu makalede, depolamalı projelerde ön lisans iptaline yol açan nedenler, mücbir sebep savunmasının hukuki çerçevesi ve Danıştay'ın bu konudaki emsal kararları incelenmektedir.
1. Depolamalı Projelerde Ön Lisans Mekanizması
Elektrik Piyasası Kanunu'nun 7. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca, elektrik depolama tesisi kurmayı taahhüt eden tüzel kişilere, taahhüt edilen depolama kapasitesi kadar rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı üretim tesisi için ön lisans verilebilmektedir. Bu tesisler bakımından yarışma ve kapasite tahsisine ilişkin genel hükümler uygulanmaz; süreç doğrudan EPDK Kurul kararıyla yürütülür.
Ön lisans süresi, kaynak türü ve kurulu güce bağlı olarak Kurul kararıyla belirlenir ve mücbir sebep halleri hariç olmak üzere en fazla 36 ay olabilir. Bu süre içinde ÇED kararı, imar planı onayı, TEİAŞ bağlantı anlaşması, arazi temini, orman izinleri ve tüm teknik belgelerin tamamlanması zorunludur.
Depolamalı tesislerde önemli teknik kısıtlamalar da mevcuttur. RES veya GES'in elektriksel kurulu gücünün, depolama ünitesi kurulu gücüne oranı en fazla 1 olmalıdır. Yani 100 MW depolama taahhüdüyle en fazla 100 MW üretim tesisi kurulabilir. Ayrıca depolama kapasitesinin üretim tesisi kurulu gücüne oranının en az 1 olması şartı aranır.
2. Ön Lisans İptaline Yol Açan Nedenler
EPDK, ön lisans sahibinin mevzuatta öngörülen yükümlülükleri süresinde yerine getirmemesi halinde ön lisansı iptal edebilir. Uygulamada en sık karşılaşılan iptal nedenleri şunlardır:
Süresinde ÇED kararı alınamaması, TEİAŞ ile bağlantı anlaşması imzalanamaması, orman izinlerinin zamanında tamamlanamaması, arazi temininde yaşanan hukuki engeller (mülkiyet uyuşmazlıkları, kamulaştırma süreçlerinin uzaması), imar planı değişikliği gerekliliği ve belediyelerin gecikmesi, teminat mektubunun süresinde sunulamaması ve asgari sermaye yeterliliğinin sağlanamaması.
3. Mücbir Sebep Kavramı ve Hukuki Çerçevesi
Mücbir sebep, borçlunun iradesine ve kontrolüne bağlı olmayan, öngörülemeyen ve karşı konulamayan olağanüstü olaylardır. Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 35. maddesi, mücbir sebep hallerini düzenlemektedir. Bu haller, ön lisans süresinin uzatılması veya iptal kararının hukuka aykırılığının tespiti için ileri sürülebilir.
Mücbir sebep savunmasının kabul edilebilmesi için şu koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir: olayın ön lisans sahibinin kontrolü dışında olması, öngörülemez nitelikte olması, kaçınılmaz olması ve ön lisans yükümlülüklerinin yerine getirilmesiyle doğrudan nedensellik bağı bulunması. Yalnızca mali güçlük veya ticari risk mücbir sebep olarak kabul edilmez.
4. Danıştay'ın Emsal Kararları
4.1. Diğer İdarelerin Gecikmesi
Danıştay 13. Dairesi'nin emsal niteliğindeki kararında, iletim bağlantı anlaşması ve orman izinleri gibi başka idarelerin işlemlerinden kaynaklanan gecikmeler mücbir sebep olarak değerlendirilmiştir. Mahkeme, yatırımcının kendi kusuru olmaksızın üçüncü bir idarenin gecikmesinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle lisans iptaline ilişkin Kurul kararının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bu karar, birçok benzer davada emsal olarak uygulanmaktadır.
4.2. ÇED Kararının Yargı Tarafından İptali
EPDK Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın görüş yazısında, ÇED Olumlu kararının mahkeme kararıyla iptal edilmesinin mücbir sebep olarak değerlendirilebileceği ifade edilmiştir. Yatırımcı, usulüne uygun olarak ÇED başvurusu yapmış ve olumlu karar almışsa, bu kararın daha sonra yargı tarafından iptal edilmesi yatırımcının kontrolü dışında bir gelişmedir. Danıştay kararları da bu yaklaşımı desteklemektedir.
4.3. İmar Planı Değişikliği Gerekliliği
Rüzgâr santrali yatırımlarında proje sahasının imar planında enerji üretim alanı olarak belirlenmesi gerekebilir. Belediyelerin imar planı değişikliği sürecini geciktirmesi veya planın askı sürecinde üçüncü kişilerin itirazları nedeniyle sürecin uzaması, yargı kararlarında mücbir sebep kapsamında değerlendirilmiştir.
5. Ön Lisans Süresinin Uzatılması
Mücbir sebep hallerinde ön lisans süresi, EPDK Kurul kararıyla uzatılabilir. YEKA projeleri için verilen ön lisanslarda ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın uygun görüşü doğrultusunda süre uzatımı yapılabilir. Süre uzatımı başvurusunun, mücbir sebebin ortaya çıkmasından itibaren makul süre içinde ve gerekçeli şekilde yapılması büyük önem taşır. Gecikmeli başvurular, mücbir sebep savunmasını zayıflatabilir.
6. Saha Değişikliği Talepleri
Ön lisansa konu sahanın değiştirilmesi gereken hallerde, bu talebin mücbir sebep veya Kurul tarafından uygun bulunan haller kapsamında olması, üçüncü kişilere ilişkin hak ihlaline yol açmaması ve bağlantı noktasının değişmemesi şartlarıyla saha değişikliği yapılabilir. Rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı tesislerde Enerji İşleri Genel Müdürlüğü'nün teknik değerlendirmesinin uygun olması da aranır.
7. Ortaklık Yapısında Pay Devri
Aralık 2025 tarihli Lisans Yönetmeliği değişikliğiyle, ön lisans sahibi tüzel kişinin ortaklık yapısında pay devri yapılabilmesine yönelik kısıtlama, söz konusu pay devrinin tüzel kişi nezdinde kontrol değişikliği oluşturmaması koşuluyla kaldırılmıştır. Bu düzenleme, proje finansmanı ve yatırımcı çeşitliliği açısından önemli bir esneklik sağlamıştır.
8. Hukuki Strateji Önerileri
Depolamalı enerji projelerinde ön lisans iptaline karşı korunmak için yatırımcıların şu hususlara dikkat etmesi gerekir: tüm idari başvuruların zamanında ve belgelenmiş şekilde yapılması, diğer idarelerle yapılan yazışmaların kayıt altına alınması, gecikmelerin derhal EPDK'ya bildirilmesi, mücbir sebep başvurusunun somut delillerle desteklenmesi ve hukuki sürecin her aşamasında uzman enerji hukuku danışmanlığı alınması.
9. Sonuç
Depolamalı GES ve RES projeleri, Türkiye'nin enerji geleceği açısından stratejik öneme sahiptir. Ancak ön lisans sürecindeki karmaşık mevzuat gereksinimleri ve çoklu idari koordinasyon ihtiyacı, yatırımcıları hukuki risklerle karşı karşıya bırakmaktadır. Mücbir sebep savunmasının etkin kullanımı ve Danıştay içtihadının doğru analizi, ön lisans iptalinin önlenmesinde belirleyici rol oynamaktadır.
Introduction
Storage-integrated wind (WPP) and solar (SPP) energy projects have gained strategic priority in Turkey. To date, preliminary licenses have been issued for 676 storage-integrated projects representing approximately 33.1 GW of installed capacity. However, failure to complete regulatory requirements within the preliminary license period may lead to license revocation. This article examines the grounds for revocation, the legal framework of force majeure defense, and the Council of State's precedent-setting decisions.
1. Preliminary License Mechanism for Storage Projects
Under Article 7(10) of the Electricity Market Law, entities committing to build electricity storage facilities may be granted preliminary licenses for wind or solar production facilities equal to the committed storage capacity. These facilities are exempt from general competition and capacity allocation rules. The preliminary license period cannot exceed 36 months (excluding force majeure) and requires completion of EIA decisions, zoning approvals, TEİAŞ connection agreements, land acquisition, and forest permits.
2. Grounds for Preliminary License Revocation
EMRA may revoke the preliminary license if the holder fails to fulfill regulatory obligations within the prescribed period. Common revocation grounds include: failure to obtain EIA decisions on time, inability to sign TEİAŞ connection agreements, delays in forest permits, legal obstacles in land acquisition, zoning plan change requirements and municipal delays, and failure to submit guarantee letters or meet minimum capital requirements.
3. Force Majeure: Legal Framework
Force majeure refers to extraordinary events beyond the debtor's will and control that are unforeseeable and irresistible. Article 35 of the Electricity Market License Regulation governs force majeure situations. For a force majeure defense to succeed, the event must be beyond the license holder's control, unforeseeable, unavoidable, and have a direct causal connection with the unfulfilled obligations. Financial difficulty or commercial risk alone does not qualify.
4. Council of State Precedent Decisions
In a landmark decision, the Council of State 13th Chamber held that delays caused by other administrative bodies — such as TEİAŞ connection agreements and forest permits — constitute force majeure. The court ruled that investors cannot be held responsible for delays attributable to third-party administrations, and therefore the Board's revocation decision was unlawful. EMRA's Legal Department has also opined that judicial annulment of an EIA decision may qualify as force majeure.
5. License Period Extension and Site Changes
In force majeure situations, the preliminary license period may be extended by EMRA Board decision. For YEKA projects, extension requires the Ministry's approval. Site changes are permissible where the request falls within force majeure scope, does not infringe third-party rights, and the connection point remains unchanged.
6. Share Transfer in Ownership Structure
The December 2025 License Regulation amendment removed restrictions on share transfers in the preliminary license holder's ownership structure, provided the transfer does not result in a change of control. This provides significant flexibility for project financing and investor diversification.
7. Conclusion
Storage-integrated projects are of strategic importance for Turkey's energy future. However, complex regulatory requirements and multi-agency coordination needs expose investors to legal risks. Effective use of force majeure defense and proper analysis of Council of State jurisprudence play a determining role in preventing preliminary license revocation.